Basında

 

Aşağıda yer alan bilgiler Ganoderma Luciudum - Kırmızı Reishi Mantarı hakkında çıkmış haberlerden derlenmiştir. 

Bu bilgiler sizlerin tıbbi tedavi ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeye yönelik tavsiyeler değildir.

Kesinlikle ıbbi tedavi ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeyiniz.

 

 

 

 

 

 

 

# Kırmızı Reishi Mantarı'nın uzun ve sağlıklı bir yaşam vaat ettiği iddia ediliyor
# Kansere karşı Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından kabul edilen tek ürün
# Japoncada ölümsüzlük anlamına gelen 'Kırmızı Reishi  mantarı artık Türkiye'de üretiliyor
# İşlem görmeyen Kırmızı  Reishi Mantarı'nın kilosu 2 bin dolar, işlemden geçirilen ise bin dolara satılıyor
# Hücreleri yenilediği, bağışıklık sistemini güçlendirdiği, kan dolaşımını harekete geçirdiği ileri sürülüyor.
# Sağlıklı insanların günde 3 gram, rahatsızlığı bulunanların ise 6-9 gram bu mantarın suyunu içmesi uzun yaşamın ilk şartı

-----------------------
Uzun yaşamın sırlarını çözebilmek ya da ölümsüzlüğe ulaşabilmek insanoğlunun en büyük hayali. Bu uğurda birçok bilimsel araştırma yapıldı, hâlâ da araştırmalar sürüyor. Genetik şifrelerin çözülmesi bu anlamda insanları heyecanlandırmıştı, aynı şekilde klonlama da. Bunların dışında, halk arasında birtakım otların ya da meyvelerin sağlığa iyi geldiği ya da hayatı uzattığı inanışıyla kullanıldığı da biliniyor.

Peki haberimize konu olan ve şu anda Çukurova Üniversitesi Moleküler Biyoloji Departmanı'nda da üretim çalışmaları süren 'Reishi Mantarı' ne? Neden şimdiye kadar duymadık? Ve gerçekten ölümsüzlük mü vaat ediyor?

Hayır, bu mantar ölümsüzlük vaat etmiyor, ama uzun ve sağlıklı bir yaşamın sırrını barındırdığı iddia ediliyor. Asırlar önce Çin'de ve Japonya'da sadece hanedanlar ve çocukları içebilirmiş bu mantarın suyunu. Halktan birisi bir ağaç altında bulduğunda bile saraya götürüp teslim edermiş. Çok seyrek olarak doğada bulunabildiğinden, halkın bu mantarı bulup saklaması idam cezasını getirirmiş yanında. Mantarın görüldüğü bölgeye yakın evler aranırmış. Ve söylenceye göre, sırf bu mantar yüzünden o zamanlar 100'e yakın insan hayatını kaybetmiş

   
  

Uzakdoğu hayaleti

 

Efsaneler bununla da bitmiyor. Bu mantarın ününü duyan Avrupalılar, gerçeğini hiçbir zaman göremedikleri için 'Fantom Mushroom' ilan etmişler onu. Yani bir Uzakdoğu hayaleti. Oysa gerçek. Ama bunu Batı dünyası ancak 1960'lardan sonra söyleyebilir hale gelmiş. Yaklaşık 3 bin yıldan beri Çin tıbbında kullanılan ve bitkilerin kraliçesi olarak anılan mantarı, Japon bir araştırmacı üretilebilir hale getirdiğinden beri dünyanın her kesiminden araştırmacının ilgisini çekmeyi sürdürüyor. Japon araştırmacı, sessiz sedasız tam 15 yılını Reishi Mantarı'nın kültürünü üretmeye adıyor kendini ve devamı da geliyor. Onun bulduğu yöntemle iki yılda mantar tüm üretim aşamasını tamamlamış oluyor. Japoncada Reishi, Çincede Ling Zhi, Latincede Ganoderma Lucidium, ABD'de de Mushroom of Immortality adıyla anılan mantarı, Türkiye'de de üretmeyi başaran bir bilim adamı var. Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Çolak. Laboratuvar koşullarında 'Ölümsüzlük Mantarı' olarak da bilinen Reishi Mantarı'nı yaşatan ve çoğaltan Çolak, girişimciler ilgi gösterdiği takdirde mantarın geniş alanlarda üretimi için destek vereceğini de belirtiyor.


Biyolojik eş önemli

 

 

Bir mantarda ortam koşullarını bulduktan sonra onu izleyen gelişmeler çok hızlı oluyor. Keza, Reishi'nin üretim şartları ortaya çıktıktan sonra gelişimi dünya genelinde çok hızlı bir şekilde gerçekleşmiş. Günümüzde Reishi, 90 gün içinde olgun hale gelmiş oluyor. Bu mantarın ait olduğu 'Basidiomyceles' mantar gruplarında misel aşamasının (ilk oluşum aşaması) ardından spor aşaması geliyor ve büyüme başlıyor. Sporlar ne diye sorarsanız; mantarın üzerinde görülen kahverengi tozlar. Bunların her biri 6-7 mikron uzunluğunda. Ve her birinde çimlenme borusu, yani yarı kromozom taşıyan bir bitki hifi (kök) yer alıyor. Bu hif dallanıyor, budaklanıyor ve bu mantar için karakteristik olan eşini aramaya başlıyor. Yani bir spordan çıkan filiz, yeni mantar yapmıyor bu mantarda. Kendisine biyolojik uyumlu eşini arıyor. Bunun biyolojideki açıklaması 'compatibility'. Bu eşi bulduğu zaman iki hif birbiriyle kaynaşıyor. Kaynaşma tamamladıktan sonra bu hiflerde bir çekirdek birinden, bir çekirdek diğerinden olmak suretiyle zengin bir ağ meydana geliyor. İşte üniversite bünyesinde yapay ortamda Prof. Dr. Ömer Çolak'ın oluşturduğu da bu. Mantarın üremesi için gereken şartlar sadece bununla da sınırlı değil. Genetik uyarı için oksijeni artırıp, karbondioksit miktarını azaltmak gerekiyor. Bu mantar, odun hammaddesi üzerinde doğal olarak gelişiyor. Çolak, kendi kurduğu üretim bandını, "Ben, sert ve geniş yapraklı ağaç talaşı kullanıyorum. Buna bir azot kaynağı ilavesi yapıyorum ve tam bir yıldır yetiştirme çalışmalarımı sürdürüyorum" diye açıklıyor.r.

Cam bir kapta kaynatılması şart
Sağlıklı insanların günde 3 gram, hastaların ise 6-9 gram Kırmızı Reishi Mantarı'nın suyunu içmesi uzun yaşamın ilk şartı. Mantarın bir iki gramı, dilimler halinde kesilip kaynatılıyor. Mantarın içeriğinde bulunan Germanyum maddesi metale yapışıp özelliği kaybolduğu için mutlaka cam bir kapta kaynatılması gerekiyor. Bir litre suya 2 gram mantar atılıyor. Su kaynamaya başladığında altı kısılıyor ve hafif hafif kaynatıldıktan sonra metal süzgeç kullanmadan süzülmesi gerekiyor. Daha sonra istenildiği an içilebiliyor. İçine kesinlikle şeker atılmıyor. Ve içilirken çok hafif bir süt kokusu geliyor. Mantarın kaynatılmasının nedeni içeriğinde bulunan biyolojik aktif maddelerin ancak kaynar suda ortaya çıkması. Bu maddeler ağırlıklı polysakkarid (uzun moleküllü şekerler) ve Germanyum. Prof. Dr. Ömer Çolak, dünyada yaklaşık 500 bilim adamının bu polysakkarid'lerin karakterini araştırdığını belirtiyor.

Polysakkarid'lerin çok özel bir yapıda olduğu ve insan vücudundaki bağışıklık sistemini uyardığı kabul ediliyor. Hücreler (hasta ya da değil) kendini hızlı bir şekilde yeniliyor.

Germanyum elementinin bu mantardaki molekül şekliyse, kendini yenileyebilmek için insan vücudu tarafından en fazla ihtiyaç duyulan şekil. Doğada farklı şekillerde bulunan Germanyum'un diğer moleküler şekli insan vücuduna yararlı değil, hatırlatalım. Bağışıklık sisteminin uyarılması demekse; vücudumuzdaki transforme olmuş, karakteri bozulmuş hücrelerin veya yabancı organizmaların erken fark edilip yok edilmesi demek. Çünkü insan vücudunda da hücreler çoğaldıkça genetik materyalde hatalı sentez, hatalı eşleşme ve mutasyon meydana geliyor. Bu durumu yüzde 90 oranında tamir edebilen maddelerse Germanyum ve polysakkarid. Çolak, yaşlandıkça insan vücudunda bu yeteneklerde ciddi bir zayıflama söz konusu olduğunu, kanserin de yine bu zayıflık sonucu meydana geldiğini belirtiyor. Uzun yaşam için dünyada kabul edilen tek araçsa Reishi Mantarı. Ve bu yaşam, ağrılarla sızılarla doldurulmuş ama uzatılmış bir yaşam değil. Tam tersine normal bir uzun yaşam. Uzun yaşam ölçütü ise Uzakdoğu bilimcilerine göre 100-120 yıl arası.

Bu mantar dış ortamla insan vücudunu kontrol altında tuttuğundan, neredeyse hiçbir hastalığa geçit vermez konuma getiriyor. Hatta Japon Sağlık Bakanlığı tarafından resmen "Kanser tedavisinde kullanılmalıdır" diye de bir belgeye sahip.

http://www.tempodergisi.com.tr/saglik_cinsellik/05229/

Ganoderma Lucidum Kırmızı reishi mantarı ya da 

bilinen adı ile ölümsüzlük mantarı hakkında bilgi 

içerikli söyleşidir.

Tıbbi tedaviniz de  kesinlikle değişiklik öngörmez.

 

 

 

 

Çukurova Üniversitesi 

 

Birçok hastalığa iyi geldiği ve habis tümörlerle mücadele ettiği için adı ’ölümsüzlük mantarı’na çıkan ’Ganoderma Lucidum’, artık çay bardağında şifa dağıtıyor. Türkiye’de ilk kez Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ömer Çolak’ın 1996 yılından beri üzerinde çalıştığı ölümsüzlük mantarı, başta kanser ve şeker olmak üzere birçok hastalıkla mücadele ediyor.


Çin Hanedanının Sırrı

Milattan önceki dönemlerde Çin imparatorluğunun yazıtlarında ’Tanrının yarattığı en kutsal bitki’ (Gods help) olarak bilinen ölümsüzlük mantarı, 1965 yılına kadar sadece yabanıl ortamlarda yetiştiğini hatırlatan Çolak, "Bu bitki çok ender bulunduğu için ona ’hayalet mantar’ (phantom mushroom) denilmiş. İlk zamanlar 2 yılda bir meyve veren bu mantar, çalışmalarımız sonunda yapay ortamda 100-150 günde meyve verir hale geldi" dedi.

Kültüre alınmasından itibaren içeriği araştırılmaya başlanılan mantarın, başta bağışıklık sistemini güçlendirmeye  yardımcı etkisine dikkat çeken Prof.Dr. Ömer Çolak, "Bu mantar, koroner damarların fonksiyonel işlevlerinin artırılmasından, şeker ve hipertansiyona kadar pek çok hastalığa karşı vücudu korunmasına yardımcı oluyor. Kanserli hücrelerin gelişmesini engelleyerek sağlıklı insanlarda kanser riskini neredeyse sıfıra indiriyor" diye konuştu.

Stresi Yok Ediyor

Mantarın, kanserli hücrelerin metastazlarını hızla yok edilmesinde yardımcı olduğunu belirten Çolak’a göre ölümsüzlük mantarının yararları bununla sınırlı değil; ölümsüzlük mantarı, kanın oksijen taşıma kapasitesini artırıyor, hormon dengesini sağlıyor, prostatı önlüyor, aynı zamanda ilk kez kullananların belirttiğine göre stresi de yok ediyor. Böyle olunca da zor bulunan ölümsüzlük mantarı, girişimci ruh sayesinde endüstrideki yerini alıyor.

İşlenmemiş Hali Makbul

"Kırmızı Reishi Çayı GanoTurk" adıyla mantarın kurutulmuş halini paketleyen bir firma, Prof.Dr. Çolak’ın da danışmanlığı ile pazarlamaya başladı. Türkiye’de şimdilik sadece eczanelerde bulunan ölümsüzlük çayı hakkında daha detaylı bilgi,www.ganoturk.com adresinden alınabilir. Prof.Dr. Ömer Çolak, daha sağlıklı bir yaşam için mantarın işlenmemiş halinin 2 saat kaynatılarak çay gibi tüketilmesini öneriyor.

 
Kaynak : Sabah Güney

http://www.cukurova.edu.tr/content/asp/English/cuBasinOku.asp?id=13260

Ganoderma Lucidum Kırmızı reishi mantarı ya da 

bilinen adı ile ölümsüzlük mantarı hakkında bilgi 

içerikli söyleşidir.

Tıbbi tedaviniz de  kesinlikle değişiklik öngörmez.

 

Bağışıklık sisteminde etkili mantar: Kırmızı Reishi


Çukurova Üniversitesinde 6 yıl önce deneme üretimine başlanan ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisi olduğu belirtilen "Ganoderma Lucidum (Reishi)", "Kırmızı Reishi" olarak da bilinen mantar türünün seri üretimine başlandı.
AA muhabirine bilgi veren Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Çolak, Latince adı "Ganoderma Lucidum" olan ve "ölümsüzlük mantarı" olarak tanınan mantar türünün Çin, Tayvan, Japonya ve ABD’de üretildiğini belirterek, mantarın üretim koşullarının dünya genelinde sır gibi saklandığını ifade etti.
Prof. Dr. Çolak, Reishi’yi ÇÜ bünyesinde 6 yıl önce laboratuvar ortamında yetiştirmeye başladıklarını, araştırma sonuçlarının başarılı olması nedeniyle yurt içi ve yurt dışında da ilgi odağı olduklarını söyledi.
Kırmızı Reishi mantarı ile yıllar önce Manyas Gölü’nün kirliliğinin yok edilmesi amacıyla yürütülen çalışmalarda karşılaştığını belirten Çolak, şöyle devam etti:
"Araştırmalarım sonunda dünyada bir iki tane mantar türünün tıbbi açıdan diğer yenebilen mantarlara göre çok daha değerli olduğunu öğrendim ve bu mantarları araştırmaya yöneldim. Bu arada bunların doğada yetişenlerine ulaşmak da nasip oldu. Çukurova Üniversitesinin kampüsünde, Kapıdağ Yarımadası’nda, Bursa’da bu mantarlara ulaştım. Mantarlardan yola çıkarak laboratuvar koşullarında üretilen ve literatüre de giren çalışmalarımla bunların profesyonel olarak üretilebilirliğini ortaya koydum. Bu gelişmeden sonra 6 yıldır bu mantarla ilgili çeşitli biyoteknolojik çalışmalar yürütüyorum."
Mantarlarla ilgili araştırmalarını doktora ve yüksek lisans öğrencileriyle birlikte sürdürdüğünü dile getiren Çolak, amaçlarının "mantarın sağlıklı yaşam için ülke genelinde kullanılması" olduğunu söyledi.
Mantarın dünya genelinde 1985’ten bu yana sağlık üzerindeki etkisinin yoğun şekilde araştırılan en önemli bitki olduğunu söyleyen Çolak, mantarla ilgili yapılan uluslararası çalışmaların bulgularıyla ilgili "Sonuçlar, mantarın bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisinin bulunması nedeniyle sağlıklı bireyler tarafından kullanıldığında pek çok hastalıktan koruyucu etkisinin olduğu yönünde" diye konuştu.
Geçen yıl Tayvan’da mantar üzerinde 4 yıl süren bir çalışmanın sonuçları yayınlandığını, bunların bilinen yararlarla örtüştüğünü dile getiren Çolak, mantarın Japonya’da sağlık bakanlığından alınan ruhsatlarının bulunduğunu vurguladı.

DİĞER HASTALIKLAR
Ömer Çolak, Kırmızı Reishi’nin kanser, bazı kalp rahatsızlıkları, hipertansiyon, yüksek kolestrol, alzaimer, diyabet, hepatit gibi hastalıklarda da bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisinin bulunduğunu savundu.
Çolak, "Bu konuda çok ciddi araştırmalar var. Bu konuda bilgi edinmek isteyenlerin internette özellikle yabancı sitelerde arama yapmalarını tavsiye ediyorum. Tıbbi dergilerde çok iyi bilgiler edinecekler. Türkçe sitelerde ise pek çok firma genellikle benim daha önce verdiğim beyanlardan veya tercümelerden yararlanıyor. Ancak yabancı sitelerde araştırmalara ulaşmak çok kolay" dedi.
ABD, Çin ve Japonya’da mantarın genellikle kendisinin satılmadığını, mantarın toz ya da hap şeklindeki sentezlerinin piyasada olduğunu belirten Çolak, şunları söyledi:
"Bu mantarın en iyi şekilde etki etmesi için meyvelerinin son derece iyi gelişmiş ve olgun meyveler olması lazım. Haplarda meyvenin hangi bölümünden yapıldığını bilemeyebilirsiniz. Siz farketmeden toz haline getirildiğinde bunun mantarın sapından mı meyvesinden mi yapıldığı kestirilemeyebilir. Ben, mantarın çayının hazırlanamadığı durumlarda hapların kullanımında sakınca görmüyorum ancak mümkünse mantarın kendisini alsınlar."

YERLİ MANTARLAR ÇIKTI
ÇÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çolak, bu mantarların tohumlarından ürün elde edilmesi için bir firmaya danışmanlık yapmaya başladığını bildirerek, bu firmanın kurutulmuş mantarları "Ganoturk" adıyla bazı şehirlerde satışa sunduğunu aktardı.
Çolak, danışmanlığını yaptığı şirketin uluslararası "ganoderma lucidum" lisansına sahip olduğunu ve bu nedenle diğer ülkelerde üretilen mantarlardan herhangi bir farkının bulunmadığını söyledi.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığından ürünün tüm resmi izinlerinin alındığını belirten Çolak, mantarı sağlıklı insanların da rahatlıkla kullanabileceğini, mantarın en iyi etkisinin de 2 saat kaynatılıp suyunun içilmesi yoluyla sağlanacağını kaydetti.
Çolak, mantarların mutlaka tıbbi tedavinin yanında doktorların da görüşünün alınarak kullanılması gerektiğinin altını çizdi.
Ürünün ticarileşmesine katkı veren firmanın personellerinden Mehmet Yüce de Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji bölümünden mezun olduğunu, yıllardır Kırmızı Reishi Mantarı konusunda araştırmalar yaptığını dile getirdi.
Yüce, ürünün özellikle bağışıklık sistemini güçlendirmesi nedeniyle tercih edildiğini ifade etti.

http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1033662&Date=28.12.2008&b

Ganoderma Lucidum Kırmızı reishi mantarı ya da 

bilinen adı ile ölümsüzlük mantarı hakkında bilgi 

içerikli söyleşidir.

Tıbbi tedaviniz de  kesinlikle değişiklik öngörmez.

 Ölümsüzlük mantarı: Kırmızı Reishi Mantarı - Ganoderma Lucidum

    12 Temmuz 2008
Kübra POLAT/ ADANA, (DHA)

LATİNCE adı 'Ganoderma Lucidum' olan ve 'Ölümsüzlük Mantarı' diye bilinen mantar, Türkiye'de ilk kez Çukurova Üniversitesi'nde (ÇÜ) üretildi. Birçok kanser türü de dahil çok sayıda hastalığa şifa gösterilip, "Mucize bitki" olarak nitelendirilen mantar, Uzakdoğu ve ABD'den sonra üretildiği Türkiye'de 'GanoTürk' adıyla çay olarak piyasaya sunulacak.


İŞTE ÖLÜMSÜZLÜK MANTARI

ÇÜ'nün biyoteknoloji laboratuarında ölümsüzlük mantarını üretmeyi başaran Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Çolak, yurtiçi ve yurtdışında ilgi odağı olduklarını söyledi. Mantarın üretimini yapan ve gramını 4 Avro'ya ihraç eden Çin, Tayvan, Japonya ve ABD'li firmaların tohumun üretimi ile ilgili bilgileri sır gibi sakladıklarını belirten Prof. Dr. Çolak, çevre korunmasıyla ilgili araştırmalar yaptığı 1996 yılında mantarla ilgili bulgulara rastladığını ve geliştirmek için çalışmalara başladığını anlattı. Bir yandan internet üzerinden inceleme yapan diğer yandan da Türkiye'nin dört bir yanında mantarı arayan Prof. Dr. Çolak, Karadeniz, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde örnekler gördüğünü ve bu mantarların sporlarından (bitkilerde üreme organı) yararlanarak, laboratuar ortamında üretim yapmak için kolları sıvadığını söyledi.

ADI 'TÜRK' OLDU

Biyoteknoloji laboratuvarlarında yaptıkları çalışmalarda başarılı sonuçlar aldıklarını belirten Prof. Dr. Çolak, "Spordan meyve aşamasına kadar her şekilde üretimini yaptığımız bu mantarın alternatif halk sağlığı, koruyucu bitkiler arasında gerektiği zirve noktasına ulaşacağına inanıyorum. Bu nedenle mantarın üretimine önem verilmesi gerekir. Üniversitemizde ölümsüzlük mantarını ürettikten sonra, bunu tüketicilerle buluşturacak bir firma, bizimle irtibat kurdu. Adana'ya tesis kuracak olan bu firma, benim danışmanlığımda mantarı üretip, dilimler halinde kurutarak, kuru çay gibi piyasaya sürecek. 'GanoTürk' adıyla piyasaya sürülecek kurutulmuş ölümsüzlük mantarı, bir litre suya 2 gram atılıp, kaynatılarak içilebilecek" dedi.

KANSER TEDAVİSİNDE KULLANILIYOR

Ölümsüzlük mantarının Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından konvansiyonel (geleneksel) gastrointestinal kanser tedavilerinde paralel tedavi organizması olarak resmen kabul edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Çolak, Hepatit-C için çok faydalı bir etkisi bulunduğunu kaydetti. Prof. Dr. Çolak, "Ayrıca mantarın en etkin özelliği tansiyon dengeleyici olmasıdır. Kolesterol düşürücü, bağışıklığı kuvvetlendirici, stresi yok edici, kan dolaşımını düzenleyici ve kan damarları içinde pıhtılaşmayı engelleyici, cinsel gücü arttırıcı etkileri sıralanabilir. Bunun yanında kan şekerini düzenleyici, anti-kanserojen etki, hatta saç güçlendirici ve çıkartıcı olarak da değerlendirilmektedir" diye konuştu.



http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9421887.asp?m=1

Ganoderma Lucidum Kırmızı reishi mantarı ya da 

bilinen adı ile ölümsüzlük mantarı hakkında bilgi 

içerikli söyleşidir.

Tıbbi tedaviniz de  kesinlikle değişiklik öngörmez.

 

 

Ölümsüzlük mantarı
Meme kanserinde mucize mi yaratıyor?
23 Şubat 2011 Çarşamba,


Kanser riski artıkça insanlar koruyucu tedbirlere başvuruyor. Amerika İndianapolis'teki Kanser Araştırma laboratuarında Kırmızı Reishi Mantarı’nın meme kanserindeki etkileri üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda; özellikle hızlı yayılma eğilimi olan meme kanserinde ve metastatik meme kanserlerinde koruyucu ve tedaviyi destekleyici etkileri gözlemlendi. ‘Türk halkı kanser riski altında ve kanserle mücadelede onkolojide üç-beş ilaç haricinde gerçek ilerleme yok’ şeklindeki açıklamalarıyla dikkat çeken İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Görevlisi Uzm. Dr. Yavuz Dizdar Türk insanın da geleneksel tedavi yöntemlerine başvurduğunu söyledi.

‘Ölümsüzlük Mantarı’ olarak da bilinen Kırmızı Reishi Mantarı ile ilgili bugüne kadar yapılan birçok bilimsel araştırma, bu mantarın kanserli hücreleri geriletmek, tümörleri küçültmek, bağışıklık sistemini güçlendirmek yönünde yararlı özellikleri yanısıra kansere karşı koruyucu etkilerini ortaya koymuştur.

Kanser konusuna her fırsatta dikkat çeken İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Görevlisi Uzm. Dr. Yavuz Dizdar’a kanser, kanser tedavisi- destek tedavi yöntemleri ve Kırmızı Reishi Mantarı hakkında konuştu:

"Vücudumuza 15 yıl önce hiç kullanmadığımız şeyleri alıyoruz. Mesela Türkiye’de fructose şurubu diye bir şey söz konusu değildi, şu anda fructose şurubu bütün meşrubatların içerisinde var. 2001 yılından bu yana bu böyle. Ve bunun pankreas kanserine neden olduğunu kanıtlayan birçok çalışma var. Yani tartışılacak bir durum yok. Buna rağmen ısrarla bu hata sürdürülüyor. Sebze ve meyvelerin eskisi gibi olmadığını belli bir yaşın üzerindeki insanlar biliyor. Domatesler, biberler böyle değildi. Süt, yoğurt ekşimiyor, ekmekler bayatlamıyor. Bütün endüstrinin algısı ‘Uzun Ömür’. Yani ürettiği ürünün ömrü uzun olsun. Ürünün ömrü uzun olunca, bizim ömrümüzden çalıyor. Genç yaşta hiç görülmeyen prostat kanserleri artık genç yaşta görülüyor. 40-45 yaşında prostat kanserleri geliyor artık. Meme kanserlerinin 25-30 yaşlarında görülmesi rutin oldu. Her ay böyle genç kanser hastaları geliyor. Bugünkü kanserlerin nedeni farklı.  Geçmişte gümbürtülüydü, şimdi sessizleşti. Demek ki bu hastalıkların tarzı, seyri değişti. Biz de tedavi yaklaşımlarımızı buna göre değiştireceğiz. Ya da bu değişikliğe neden nedir öncelikle bunu anlamaya çalışacağız. Bağışıklık sistemine yardım etmek lazım. Binlerce yıldır denenmiş, yerleşik geleneğin önerdiği şeyler yapılabilir. Bunlardan biri de Kırmızı Reishi Mantarı olabilir"

Dizdar ‘’Mevcut hastalıkların bir kısmının bağışıklık sisteminin farklı çalışmaya başlamasından kaynaklandığını düşünüyorum. Mesela eskiden birinin bir şeye alerjisi vardır, karşılaştığı zaman hapşırır tıksırır, şimdi öyle değil. Ortaya çıkan klinik tablolar açıklanamıyor. Bütün doktorlarda bir sıkıntı var. Bu TUS jenerasyonu, Tıpta Uzmanlık Sınavında yetişen jenerasyon, klinik bilgi yönünden çok zayıflar. Mevcut doktorların kemikten tümörü ayırt edebilecek bilgisi yok. Senin doktor olarak görevin vatandaşın gerçek derdini anlamak. Onun fark etmediği şeyler var mı, tanıya doğru ulaşabiliyor muyum, tanıyı doğru koyabiliyor muyum, bunlara bakmak lazım. Bunu yapamayan doktor da sürekli ya tetkik istiyor ya da yuvarlıyor konuları. Mesela diyor ki sizde astım başlangıcı var; astım başlangıcı diye bir tanı yok. Sizde KOAH başlangıcı var, 3 tane ilaç başlayalım sizde; güzel kardeşim koah başlangıcı diye bir tablo yok ki ortada. Çünkü öyle bir tanı yok. Aslında olmayan bir şey ya da çok hafif bir şey, beklese zaten kendiliğinden geçecek ama 3 tane ilaç başlandığında, vücut o ilaca adapte olmaya başlıyor, o zaman ilacı kesseniz bir türlü kesmeseniz bir türlü. O ilacın etkisini geçirmek için başka ilaç vermeye başlıyorsunuz ve sonuçta bir girdaba dönüşüyor. Şu an bizim toplumumuz ortalama olarak sağlıklı değil. Halkımız artık bunun farkında ve farklı şeylere yönelmeye başladı" şeklindeki açıklamalarıyla bugünkü doktorları eleştirdi.

Kanser destek tedavi yöntemleri
Hastaların alternatif tedavi arayışına girdiğini bunda da haklı olduklarını belirten  İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Görevlisi Uzm. Dr. Yavuz Dizdar, ‘’Alternatif ve tamamlayıcı tedavilerde sorunumuz bilimsel verilerin genellikle yeterli olmaması. Hasta tıbbi tedaviyi de aldığından hangi tedavinin gerçekten etkili olduğu saptanamıyor. Ancak bazı seçenekler var ki, bunlar gelenek içerisinde binlerce yıldır uygulanmakta. İşte bunların etkili olabileceklerinin en önemli desteği de bu binlerce yıllık süreçten “süzülmüş” olmalarından kaynaklanıyor. Bunun iyi bir örneği de Kırmızı Reishi Mantarı’dır. Ayrıca bu konuda yapılmış hayli fazla temel bilim çalışması da bulunmakta, bağışıklık sistemini güçlendirdiğine dair güçlü veriler var. Hücre bölünmesini kontrol altına alabiliyor, bunu doğrudan mı yoksa bağışıklık sistemi üzerinden mi yaptığı henüz netleşmedi. Ancak bugüne dek elde edilen veriler olumlu. Ne var ki hastalarımızın ve yakınlarının iyi bilmeleri gereken bir şey var, ister ilaç ister doğal ürün olsun, doz çok önemli bir faktör. “Daha çok daha iyidir” şeklinde bir yaklaşımda bulunmak çok hatalıdır. Biyolojik sistemlerde olumlu etki belli bir dozla çıkar, bunun üzerinde ise ya kaybolur ya da toksik etkiler çıkmaya başlar. Bu nedenle Kırmızı Reishi Mantarı da önerilen dozlarda kullanılmalıdır. ‘’ dedi.

 

Kaynak : http://www.haberturk.com/saglik/haber/603971-olumsuzluk-mantari

 

 

 

Ölümsüzlük mantarı: Kırmızı reishi,Ganoderma Lucidum

Diyetisyen Sinem Nergizoğlu

2000 yıldan daha uzun süredir bilinmekte olan reishi mantarı (Ganoderma Lucidum) Çin'de ölümsüzlük mantarı olarak bilinmektedir. Çin halkına göre uğurlu mantar olarak bilinmekte ve mutluluğun, şansın ve uzun bir hayatın simgesi olarak görülmektedir.

Sağlığa yararlı etkileri bulunduktan sonra Kuzey Amerika ve Güneydoğu Asya' da da üretimi yapılmaya başlanmıştır.
Yenilebilir özelliği olmadığı halde tıbbi değerinden dolayı Ganoderma lucidum türünün yetiştiriciliği gün geçtikçe artmaktadır.
Kore'de yapılan bir araştırmada kırmızı reishi mantarının AİDS hastalığını önleyici özelliği bulunmuştur.
Yine 1999 yılında Çin'de yapılan bir araştırmaya göre uzun süreli yüksek dozda kullanımının yan etkisi olmadığı görülmüştür. 
YARARLARINA BAKACAK OLURSAK:
-Lifli bir besindir ve kalori içeriği düşüktür.
-Güçlü bir antioksidandır.
-Kanser hastalarında tümörün büyümesine engellemeye yardımcı olur.(Anti tümör etkisi). 
-Kanser hastalarında kemoterapi ve radyoterapi döneminde oluşan ağrıları azalttığı görülmüştür. Polisakkarit içeriğiyle kanser hastalarında bağışıklık sistemini güçlendirdiği bulunmuştur.
-Bağışıklığın artmasında etkilidir: içeriğindeki germanyum sayesinde bağışıklığı güçlendirmektedir.
-Kolesterolü düşürür: 1995 yılında Japonya'da yapılan bir çalışmaya göre kırmızı reishi mantarında bulunan ekstratların 60 yaşından büyük bireylerde ve özellikle genç kadınlarda kolesterolü düşürdüğü bulunmuştur. Yine 2004 yılında yapılan bir araştırmaya göre Ganoderma Lucidum'un total kolesterolü %9,8 oranında düşürdüğü bulunmuştur.
-Kan şekerini düzenlemeye.
-Metabolizmayı düzenlemeye.
-Toksinlerin atılmasında yardımcıdır.
-Behçet, astım, Alzheimer, diyabet ve bazı kanser hastalıklarının tedavisinde yardımcı bir gıda takviyesidir.
-Karaciğeri kormuaya yönelik yardımcıdır. 
-Tansiyonu düzenleardımcıdır.
-Kanda taşınan oksijen miktarını artırır. 
-Hücre yenileyici özelliğiyle yaşlanmayı geciktirici (anti-aging) özellik gösterir.
-Yorgunluğu azaltır.
Kırmızı reishiyi tüm bireylerin kullanmasında fayda vardır. Kullanımında C vitamininin emilimi artırdığı görülmüştür. Bu sebeple portakal suyu veya salatayla birlikte tüketilmesi daha yararlıdır.
Ürün ilk defa 'Ganotürk' adıyla çay veya tablet formunda piyasaya sürülmüştür. 

 

 

http://www.antakyagazetesi.com/yazar-Olumsuzluk-mantari-Kirmizi-reishi---134/

 

 

Genç yaşta art arda 5 organına yayılan kanser hastalığı nedeniyle 6 ay ömür biçilmesine rağmen 6 yılı aşkındır zamandır mücadele ederek binlerce hastaya motivasyon ve umut kaynağı olan Kansersiz Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı 32 yaşındaki Dida Kaymaz, kanserli hücreleri vücudunda 3 noktada yenmeyi başardı.

Dida Kaymaz, İtalya'da eski Sağlık Bakanı ve onkoloji Profesörü Umberto Veronesi tarafından gerçekleştirilen ve 1 aydan fazla süren kök hücre tedavisinin ardından döndüğü Türkiye'de, yaklaşık bir buçuk aylık süreyi evinde son derece steril, izole bir ortamda ve mümkün olduğunca az sayıda insanla görüşerek geçirdikten sonra kurucu başkanı olduğu derneğin iki önemli projesi ile ilgili çalışmaların ilk adımlarını atmak için Adana'ya geldi.

Oksijen deposu Toros Dağlarının eteğinde bulunan Adana'nın Pozantı ilçesindeki dağ oteli Pendosis Tatil Köyü'nün ortağı Süreyya Kayar ile gerçekleştireceği proje için alan keşif gezisi yapan Dida Kaymaz, önce tedavi sürecini, ardından, kanser hastalarına umut olacak projelerini anlattı.

İtalya'da 22 günü steril odada geçen kök hücre nakli tedavisi sayesinde kanser hücrelerinin kemiklerine yapmış olduğu metastasın önüne geçildiğini ifade eden Kaymaz, ''Bunun yanı sıra yapılan rutin tetkik ve tahlillerimde vücudumdaki 5 ayrı organ tutulumundan 3'ünde yüksek başarı sağlandığı görüldü'' dedi.

İkisi primer, 3'ü metastas olmak üzere vücudundaki 5 ayrı noktada bulunan kanser hücreleri ile yaşamayı öğrenmesi, hayata küsmemesi ve tedavi sürecinden ve sosyal yaşamından asla kopmaması sayesinde moralini hep yüksek tuttuğunu anlatan Kaymaz, ''Mide, kolon, akciğer, karaciğer ve beyin tutulumu vardı. Şu anda primer olarak vücudumda bulunan kolon ve akciğerler dışındaki tüm kanser hücreleri etkisiz hale gelmiş durumda. Ben bunu öncelikle Allah'ın takdiri ilahisine, daha sonra verdiğim mücadeleye borçluyum'' diye konuştu.

Henüz 26 yaşındayken kansere yakalandığında doktorların kendisine 6 ay ömür biçtiğini hatırlatan Dida Kaymaz değil 6 ay, 6 yılı aşkın süredir ayakta kalabildiği gibi kansere karşı, 5-0 durumundayken, 3-2 öne geçtiğini vurguladı.

Kaymaz, beslenmesinden yaşam tarzına kadar tüm hayatını tedaviye göre şekillendirdiğini belirterek, şöyle devam etti:

''Tedavi sürecinde doktorunun önerisi ile kırmızı et ve şeker gibi gıdaların olmadığı bir diyet uyguluyor, mümkün olduğunca bol oksijenli ortamlarda bulunmaya özen gösteriyorum. İmmun sistemini güçlü tutuyor, mevsimsel üst solunum yolları enfeksiyonu bu aralar sık görüldüğünden kalabalık ortamlarda bulunmamaya özen gösteriyorum. Oksijen, tedavi sürecimde büyük bir öneme sahip. Günlük egzersizler ve doğru nefes alma, hücresel düzeyde daha fazla oksijen alınmasına yardımcı oluyor. Bol oksijenin yanı sıra ozon terapisi de tedavimin bir parçası.

Doktorumun bana önerdiği diyetteki kırmızı et yasağı nedeniyle bu gıdadan alamadığım proteini, diğer gıdalardan alıyorum. Tedavim öncelikle bilimsel tıpla sürüyor ancak, alternatif tıptan da faydalanıyorum. Bu konuda da doktorlarımın tavsiyesine uyuyorum. Ben alternatif tıbbı bir kanser hastası için tamamlayıcı tıp olarak görüyorum. Mesela bağışıklık sistemimi güçlendirmek için tüm dünyaca bilinen reishi mantarının çayını 5.5 yıldır düzenli olarak tüketiyorum.''


Japon ve Çin tıbbında kansere karşı en önemli silah olarak gösterilen, Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından kanser hastalığı tedavisinde tek doğal ilaç olarak kabul edilen ve binlerce yıldır birçok hastalığın tedavisinde kullanılan Reishi mantarının ''ölümsüzlük mantarı'' olarak da bilindiğini vurgulan Kaymaz.

Kaymaz, proje uygulama alanı olarak Toros Dağlarının eteğinde, nem oranı yüksek iki mağara tespit ettiklerini ve hızla çalışmalara başladıklarını bildirdi. Kansersiz Yaşam Derneği İkinci Başkanı Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Begüm Kayar ise ''Ganoderma lucidum (Reishi mantarı) adında anlaşılacağı gibi Gan (parlak) derma (kabuk) ve lucidum (göz alıcı, büyüleyici) mucizevi bir tıbbi mantardır. Japonya, Kore ve özellikle de Çin'de ilk çağlardan beri kullanılan gençlikle, uzun ve sağlıklı bir yaşamla özdeşleştirilmiştir. Sınırlı bir yetişme alanı olduğu için maddi değeri de oldukça yüksektir. Yapılan birçok araştırma sonucunda özellikle kırmızı reishi'nin bağışıklık sistemini güçlendirici, kanseri önleyici ve tedavisine yardımcı birçok mekanizmasının yanı sıra, sinirsel gerilimi azaltıcı ve kan basıncını düşürücü özellikleri olduğu kanıtlanmıştır'' dedi.

http://www.sabah.com.tr/Yasam/2011/02/22/kanserli_hastalara_umut_oldu

 

 

 

Çukurova Üniversitesinde 6 yıl önce deneme üretimine başlanan ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisi olduğu belirtilen ''Ganoderma Lucidum (Reishi)'', ''Kırmızı Reishi'' olarak da bilinen mantar türünün seri üretimine başlandı.
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Çolak, Latince adı ''Ganoderma Lucidum'' olan ve ''ölümsüzlük mantarı'' olarak tanınan mantar türünün Çin, Tayvan, Japonya ve ABD'de üretildiğini belirterek, mantar

Ganoturk- Kırmızı Reishi Mantarı -Ganoderma Lucidum Satıs Portalı © 2019
Bu E-ticaret sitesi bir eticaretci.com projesidir.